Bırakınız Gitsinler, Bırakınız Savaşsınlar (Laissez Jihad): Kafkasya’dan DAEŞ’e Katılım Nedenleri

Laissez Passer, Laissez Pugnare (Laissez Jihad): The Reasons of Joining to DAESH from Caucasus

Ahmet KESER*, Bilal ULUSOY **
* Doç. Dr., Hasan Kalyoncu Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID: 0000-0002-1064-7807, e-posta: ahmet.keser@hku.edu.tr, a123keser@gmail.com.
** Dr.Öğretim Üyesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası ilişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, ORCID: 0000-0001-6099-3073, e-posta: bilal.ulusoy@hku.edu.tr, bilal.ciplak@hku.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted : 07.02.2019
Kabul Tarihi / Accepted : 20.03.2020

Sayfa 203 – 243 (41)

Öz
Bu araştırmanın amacı Kafkas (Rusya kökenli) militanların, Levant bölgesine göç etmeleri ve DAEŞ’e katılım nedenlerini incelemektir. DAEŞ’e katılım sebepleri, ilgili web kaynaklarının içerik analizi ve ilgili alanyazın incelemesi yapılarak araştırılmıştır. Araştırma aşağıda sayılan altı bulgunun Rusya kökenli savaşçıların DAEŞ’e katılmalarının ardında yatan nedenler olduğunu göstermektedir: (1) Rusya’nın laissez jihad politikası, (2) Çaresizlik hissi ve zor durumda bulunan Müslümanlara yardım etme düşüncesi, (3) Konjonktürel durum ve Lider (Emir) faktörü, (4) Beş yıldızlı cihat aforizması, (5) Sosyal ağlar ve kişisel ilişkiler, (6) Sosyal medya, dijital teknoloji ve propaganda araçlarının aracı (mediatör) etkisi. Araştırma sonuçları ve bulgularının hem kamu otoriteleri tarafından güvenlik politikalarının oluşturulmasına hem de mevcut alan yazına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kafkasya’dan DAEŞ’e Katılım, Terör Örgütlerine Katılım, DAEŞ (IŞİD), Güvenlik Politikası, Uluslararası Terörizm.

Tam metin PDF

Çin Kaynakları Açısından Çin Halk Cumhuriyeti’nin Arktik Politikası: Yüksek Kuzey’de Kar Dragonu

Arctic Policy of the People’s Republic of China in terms of Chinese Sources: Snow Dragon in the High North

Atahan Birol KARTAL * - Ferhat DAĞISTAN **
* Dr. Öğr. Üyesi, Beykent Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü (İng.) Bölüm Başkanı, ORCID: 0000-0003-3098-1981, e-posta: atahankartal@yahoo.com.tr, atahankartal@beykent.edu.tr.
** Jandarma Yüzbaşı, Çaldıran Jandarma Komando Tabur Komutanlığı, ORCID: 0000-0002-7069-3522, e-posta: ferhatdagistan2008@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted : 20.03.2020
Kabul Tarihi / Accepted : 27.04.2020

Sayfa 245 – 271 (27)

Öz
Arktik, iklim değişikliği sonucu hidrokarbon kaynaklarına erişim olanağı ve stratejik denizyolları oluşması nedeniyle önemi artan bir bölge haline gelmiştir. Bu noktadan hareketle Çin, Arktik hakkında niyet ve isteklerini ortaya koyan “Beyaz Kitap” isimli politika belgesini 2018 yılında yayımlamıştır. Bu belgede kendisini “Yakın Arktik Ülkesi” olarak tanımlayan Çin, Arktik meselelerine aktif katılım sağlamayı hedeflemiştir. Arktik’te bilimsel araştırma ve Arktik limanları ile ulaşım koridorlarını geliştirme faaliyetleriyle ilgilenen Çin, “Kuşak ve Yol Girişimi”nin parçası olarak “Kutup İpek Yolu”nun önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda Arktik devletleriyle güçlü diplomatik ilişkiler geliştirmektedir ve bölgenin jeopolitiğine yeni boyutlar kazandırmaktadır. Çin’in yakın zamanda buzkıran gemi inşasına başlaması,“Kutup Gücü” olmak adına uzun vadeli planlarının olduğunun göstergesidir. Bu çalışma, Çin’in Arktik hedefinin bölgeye erişmekle sınırlı kalmayıp bölgede belirleyici role sahip güçlü bir aktör olmaya evrilip evrilmediğini ve bu durumun Arktik devletlerinde yarattığı algıyı analiz etmektedir. Bu makalede neorealizm teorisi kullanılarak Çin’in Arktik politikası, bölgedeki çıkarları ve bölgeye etkileri incelenmektedir.
Anahtar Kelimeler: Çin, Arktik politikası, Arktik gücü, Beyaz Kitap, Kutup İpek Yolu.

Tam metin PDF

Yeni Güvenlik Yaklaşımlarının Savunma Harcamaları Üzerine Etkileri: G-7, BRICS Ülkeleri ile Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme

The Effects on Defense Spending of New Security Approach: An Assessment on G-7, BRICS Countries with Turkey

Servet TAŞDELEN* - Filiz GİRAY**
* Prj. Asist., Bursa Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Maliye Bölümü, ORCID: 0000-0003-2543-6698, e-posta: servettasdelen@uludag.edu.tr.
** Prof. Dr., Bursa Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Maliye Bölümü, ORCID: 0000-0002-8765-8248, e-posta: giray@uludag.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted : 26.02.2020
Kabul Tarihi / Accepted : 11.05.2020

Sayfa 273 – 308 (36)

Öz
Güvenlik çalışmaları, Soğuk Savaş sonrası dönemde uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde en önemli konuların başında gelmektedir. Soğuk Savaş sonrası uluslararası güvenlik sisteminde meydana gelen güç dengesi değişimi, risk ve tehditlerin gerek öngörülememesi gerekse de artan bir şekilde devam etmesi, ülkelerin güvenliğe “Yeni Güvenlik Yaklaşımları” olarak adlandırılan farklı bir yaklaşımla bakmalarına neden olmuştur. Güvenlik anlayışındaki değişimin etkileyeceği alanların başında savunma harcamaları gelmektedir. Bu çalışmada güvenlik yaklaşımlarında meydana gelen bu farklılaşmanın ülkelerin savunma harcamalarına etkisi ve bu etkinin ne düzeyde gerçekleştiğinin araştırılması amaçlanmaktadır. Elde edilen bulgulara göre yeni güvenlik anlayışı çerçevesinde ülkelerin savunma harcamalarının yeterliliği değerlendirilebilecektir.
Anahtar Kelimeler: Güvenlik, Yeni Güvenlik Yaklaşımları, Soğuk Savaş Sonrası Güvenlik, Ülke Örnekleri, Savunma Harcamaları.

Tam metin PDF

Paralı Askerlerden Özel Askerî Şirketlere Savunma Yönetimi Teknolojileri Uygulamaları

Defense Management Technology Applications: From Mercenaries to Private Military Companies

Tolga ÖZ* - Turgut M. ÇALIŞKANLAR**
* Dr. Öğr. Üyesi Ulş. Alb., Millî Savunma Üniversitesi, Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Savunma Yönetimi ABD Öğretim Üyesi, ORCID: 0000-0002-3608-2090, e-posta: toz@msu.edu.tr.
** P. Alb., Türk Silahlı Kuvvetleri, ORCID: 0000-0002-7241-2827, e-posta: mtcaliskanlar@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted : 15.10.2019
Kabul Tarihi / Accepted : 12.04.2020

Sayfa 309 – 339 (31)

Öz
Sürekli değişken muharebe ortamında muharebe alanı ihtiyaçlarının ertelenemez ve mutlaka tedarik edilmek zorunda olmasının sonuçlarından biri Özel Askerî Şirketlerdir (ÖAŞ). Muharebe alanının arz ve talep dengesinde önemli bir aktör olarak rol alan ÖAŞ’ler aynı zamanda ülkelerin savunma yönetiminde de önemli bir enstrüman olarak ortaya çıkmaktadırlar. ÖAŞ’ler çok çeşitli organizasyon yapıları ve amaçları ile muharebe alanlarının kritik eksik parçalarını tamamladıkları için uluslararası arenada tartışılır ve incelenir bir konu haline gelmişlerdir. Bu makale karşılaştırmalı tarihsel perspektiften gerçekleştirilen bir analize dayanmaktadır. Çalışmada iki farklı okuyucu grubu hedef alınmıştır. İlk grup; akademik olarak savunma yönetimi, güvenlik politikaları ve uluslararası ilişkiler konularıyla ilgilenen ve ÖAŞ’ler hakkında durumsal farkındalığa ihtiyaç duyanlar olarak belirlenmiştir. İkinci grup ise; ÖAŞ’lere ilişkin karar mercilerinde bulunan, bu alanda görev almak ya da yatırım yapmak isteyenler olarak belirlenmiştir. Bu iki hedef kitleye yardımcı olmak maksadıyla, geçmişten geleceğe doğru bir projeksiyon yapılarak ÖAŞ’lerin; tarihi gelişim süreci ve tanımı, hizmet fonksiyon alanları, hukuki durumu, günümüz savaş ihtiyaçlarına göre kendi ekosisteminde kullanılma eğilimi ve teknolojik gelişmeler çerçevesinde yakın gelecekte muhtemel kullanım alanları hakkında tespit ve çıkarımlar yapılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Savunma Yönetimi, Özel Askerî Şirketler, Güvenlik Teknolojileri, İnovasyon, Yapay Zekâ.

Tam metin PDF

Deniz Ortamında El Yapımı Patlayıcı Düzenek (EYPD)’ler Genelinde Terörist Tehditler ve Deniz Güvenliğine Etkileri

Terrorist Threat with Improvised Explosive Device (IED) in the Marine Environment and its Effects on Maritime Security

Murat Kağan KOZANHAN *- İbrahim BAYEZİT**
* MSÜ Deniz Harp Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi, ORCID: 0000-0003-1747-4723, e-posta: mkkozanhan@msu.edu.tr.
** MSÜ Deniz Harp Enstitüsü Komuta ve Kurmay Öğrenci Subay,e-posta: bayezit.ibrahim@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted : 15.12.2019
Kabul Tarihi / Accepted : 10.04.2020

Sayfa 341 – 381 (41)

Öz
Dünya denizlerinde harp gemileri ile ticari faaliyetlerde kullanılan sivil bahriye gemilerinin, denizel El Yapımı Patlayıcı Düzenek (EYPD) tehdidi ile karşılaşma olasılığı bulunmaktadır. Deniz güvenliğinin sağlanması açısından bu tehdidin, neler olduğu ve gelecekte karşılaşılabilecek tehditlerin neler olacağı sorularına yanıt bulunmasının, denizde durumsal farkındalığı artıracağı değerlendirilmektedir. Terör örgütlerinin kullandığı yöntemler incelendiğinde, deniz ortamının sahip olduğu özellikler sebebiyle, denizel EYPD saldırıları her gün karşılaşılabilecek tehditler olmamakla birlikte, bu tehdidin göz ardı edilmesi durumunda oluşacak zararlar ve can kayıpları büyük olabilecektir. Yapılan incelemede, terör örgütlerinin denizi kullanarak eylemler yaptıkları ve kendilerini bu alanda geliştirmeye çalıştıkları görülmüştür. Bu nedenle, özellikle ticari deniz trafiği üzerinde olumsuz yönde etkilerinin olabileceği sebebiyle, terör örgütlerince yapılan faaliyetler yakından takip edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Bu çalışmada; “Deniz Güvenliği” hakkında genel bilgiler verilmiş, “Denizel EYPD” kavramı detaylı olarak açıklanmış ve deniz ortamında karşılaşılan yeni denizel EYPD’lerin, neler olduğu ve gelişen teknolojinin ışığında gelecekte ne tür denizel EYPD’ler ile karşılaşılabileceği incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Deniz Güvenliği, Denizel El Yapımı Patlayıcı Düzenek, Deniz Terörizmi, Karşı Denizel EYPD tedbirleri, Denizde Durumsal Farkındalık.

Tam metin PDF

İkinci Dünya Savaşı’nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları

Coastal and Internal Defence during World War Two: Blockhouses of Çakmak Line (Büyükçekmece - Çatalca)

Salim AYDIN*
* Dr. Öğretim Üyesi, Milli Savunma Üniversitesi Fatih Harp Tarihi Araştırmaları Enstitüsü, ORCID: 0000-0002-2717-4938, e-posta: saydin4@msu.edu.tr.
Makalede kullanılan bütün fotoğraflar yazar tarafından çekilmiş ve yazara aittir.
Geliş Tarihi / Submitted : 18.03.2020
Kabul Tarihi / Accepted : 20.04.2020

Sayfa 383 – 341 (69)

Öz
Koruganlar, bir saldırı esnasında kendi bölgesini özellikle tank ve uçak bombardımanına karşı korumaya çalışan savunma yapılarıdır. Bu dayanıklı sığınaklar yüzyıllardır devam eden savaş stratejisinin ve teknolojisinin bir sonucudur. Koruganların ana malzemesini demir ve beton oluşturmaktadır. Sanayi Devrimi’nden sonra teknoloji oldukça ilerlemiş İkinci Dünya Savaşı öncesinde uçakların ve tankların daha çok ön plana çıkmasıyla koruganların önemi iyice artmıştır. Bu yapılar, Dünya’da ilk defa 1904 yılında Rus-Japon Savaşı’nda Ruslar tarafından kullanılmıştır. Koruganlara, Avrupa’da blockhouse, pillbox, bunker, Türkiye’de ise “korugan” adı verilmiştir. Avrupa’da özellikle de Fransa’da, İkinci Dünya Savaşı öncesinde savunma stratejisi olarak koruganlar yapılmaya başlanmıştır. Özellikle Türkiye’de, bahsi geçen Avrupa’nın bu savunma stratejisi politikasını uygulamıştır. Dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın talimatıyla koruganlar Marmara Bölgesinin stratejik öneme sahip noktaları ile Batı Anadolu’nun kıyı şeridinde bazı noktalara yapılmıştır. Çakmak Hattı adı verilen koruganların en yoğun yapıldığı yer, Osmanlı Devleti’nin son döneminde İstanbul’u korumak maksadıyla oluşturulan Çatalca Hattı ile aynı bölgededir. “Çakmak Hattı”, Büyükçekmece Gölü ile Terkos (Durusu) Gölü’nün doğusu, bunların arasında kalan bölgeyi kapsamaktadır. Çakmak Hattı’nda büyüklüğüne ve kullanım amacına göre yaklaşık on farklı tipte korugan tespit edilmiştir. Türkiye’de İkinci Dünya Savaşı tehlikesinin geçmesi üzerine koruganlar kaderine terkedilmiştir. Bu çalışmada, kaderine terkedilen koruganlar ele alınmakta ve tarihi mirası yaşatmak için nelerin yapılabileceğini değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Askerî Tahkimat, Korugan, Majino Hattı, Çakmak Hattı, Mareşal Fevzi Çakmak.

Tam metin PDF

Yayın İlkeleri