2005-2015 Perspektifinden Amerika Birleşik Devletleri’nin Sahraaltı Afrika Politikası ve Afrika Komutanlığı (AFRICOM)*

U.S. Sub-Saharan African Policy and Africa Command (AFRICOM) from the 2005-2015 Perspective

Yücel ÖZEL** - Güngör ŞAHİN***
* Yücel Özel’in Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin 2005-2015 Yılları Arasında Karşılaştırmalı Afrika Politikaları, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı, İstanbul, 2018, adlı yayımlanmamış doktora tezinden türetilmiştir.
** Dr., Millî Savunma Bakanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, ORCID: 0000-0003-2591-9219, e-posta: yucelozel@gmail.com.
*** Dr. Öğr. Üyesi, Millî Savunma Üniversitesi, Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ATASAREN), Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, ORCID: 0000-0001-6296-8568 e-posta: gsahin@msu.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 11.05.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 25.06.2020

Sayfa 461 – 517 (57)

Öz
Uzun yıllar uluslararası sistemde incelenmeye değer görülmeyen ve Soğuk Savaş’ın kutupları ABD ve SSCB açısından hak ettiği ilgiyi göremeyen Afrika, iki kutuplu sistemin çöküşüyle birlikte başta Sahraaltı Afrika olmak üzere yeniden ilgi odağı haline gelmeye başlamıştır. 2008 yılında küresel düzeyde yaşanan finansal kriz, dünya genelinde güçler arasındaki rekabeti şiddetlendirmiş, Afrika’nın sahip olduğu kaynaklar açısından çekiciliğini gündeme getirmiştir. Kriz sonrasında Afrika, ABD ile birlikte yükselen güçlerin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Türkiye) rekabetinde dönüm noktasına ulaşmıştır. 2005 yılı sonrasında ABD kıtaya gerçek anlamda ilgi göstermeye başlamış, 2007 yılında Afrika Komutanlığı’nın (AFRICOM) kuruluşuyla birlikte ABD’nin Afrika politikası, Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın görev ve teşkilatı üzerinde uzlaşı sağladığı AFRICOM ile daha uygun bir zeminde uygulama alanı bulmuştur. ABD’nin, günümüz uluslararası ilişkiler teori ve analizlerinin henüz tam olarak uygulanabilir olmadığı Sahraaltı Afrika’ya yönelik 2005-2015 yılları arasında uyguladığı politika, Afrika’nın değişiminde ve yerel güç dengelerinde etkili olmuş, aynı zamanda terörle mücadelede bir dönüşüm gerektirmiştir. ABD dış politika kararlarının alınmasında iç ve dış kamuoyunun etkisi olmakla birlikte, Afrika ülkelerinde kimliğe ve geçmişe dayalı dış tehdit algısı da bu politikaların belirlenmesinde önemli olmuş, 2008 yılı sonrasında ABD’nin Afrika’daki faaliyetleri ulusal çıkarlarını gerçekleştirecek tarzda özenle seçilmiş ve yönlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Afrika, Birleşik Devletler Afrika Komutanlığı, Sahraaltı Afrika, Bütünsel Devlet Yaklaşımı.

Tam metin PDF

Somali - Kenya Deniz Sınırı İhtilafı

Somalia - Kenya Maritime Delimitation Dispute

M. Cem OĞULTÜRK*
* Dr., Millî Savunma Üniversitesi Misafir Öğretim Görevlisi, ORCID No: 0000-0003-2619-9559, e-posta: cogulturk@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 04.04.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 20.06.2020

Sayfa 519 – 553 (35)

Öz
Bu çalışmanın amacı Kenya ve Somali arasındaki deniz sınırı ihtilafına iki ülke arasında yaşanan kara sınırı sorunlarının etkisini incelemektir. Hint Okyanusu boyunca aynı kıyı şeridini paylaşan ve Afrika Kıtasının kuzey doğusunda bulunan iki ülke arasındaki mevcut deniz sınırı ihtilafı, iki devletin kara sınırından deniz sınırının uygun yönüne ilişkin farklı yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. İki ülkenin deniz sınırı ihtilafını çözme konusundaki başarısız müzakere girişimlerinin ardından, Somali Uluslararası Adalet Divanı’na 28 Ağustos 2014 tarihinde Kenya aleyhinde dava açma başvurusunda bulunmuş ve mahkemenin nihai kararı beklenmektedir. Uluslararası Adalet Divanı’nın açıklayacağı karar benzer sorunlar yaşayan ülkeler için de önem arz etmektedir. Çalışmada Kenya içerisinde yaşayan Somalili nüfusun, Kenya’nın soruna yaklaşımında önemli bir faktör olduğu savunulmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden literatür taraması, içerik ve söylem analizi kullanılmıştır. Son yıllarda Somali-Türkiye ilişkilerinin geldiği nokta göz önüne alındığında çalışmanın Somali’nin yaşadığı deniz sınırı ihtilafının incelenmesi Türk literatürüne katkı yapması açısından çalışmanın önemli olduğu değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Sınır Anlaşmazlığı, Deniz Güvenliği, Münhasır Ekonomik Bölge, Somali, Kenya.

Tam metin PDF

Göçün Güvenlikleştirilmesi Bağlamında Bulgaristan’ın Suriyeli Göçmenlere Yönelik Politikası

Bulgaria’s Policy towards Syrian Migrants in the Context of Securitization of Migration

Kader ÖZLEM*
* Dr. Öğr. Üyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID No: 0000-0003-4780-2118, E-posta: kaderozlem@uludag.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 10.05.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 29.08.2020

Sayfa 555 – 594 (40)

Öz
Göç-güvenlik ilişkisine dair yapılan çalışmalarda, Soğuk Savaş sonrası dönemde uluslararası göç olgusunun bir güvenlik tehdidi olarak algılanmaya başlamasıyla birlikte artış yaşanmıştır. Uluslararası İlişkiler Teorileri bağlamında düşünecek olursak, geliştirdiği eleştirel güvenlik perspektifiyle Kopenhag Okulu’nun özellikle göç olgusunun nasıl güvenlikleştirildiği konusunu anlama bakımından önemli katkıları olmuştur. Çalışmada bu perspektiften hareketle Suriye İç Savaşı’nın başlamasını takip eden dönemde Bulgaristan’ın göç ve güvenlik politikaları arasındaki ilişki analiz edilecektir. Bilindiği üzere savaşın başlamasını müteakiben pek çok Suriyeli Türkiye üzerinden Batı Avrupa ülkelerine göç etmeye başlamıştır. Bir geçiş ülkesi olarak Bulgaristan, daha önce hiç yaşamadığı bu yoğun göç dalgasını hızla güvenlikleştirerek bir güvenlik tehdidi olarak inşa etmiştir. Çalışmanın temel amacı, Bulgaristan’ın Suriyeli göçmenlere dönük politikalarını ve bu güvenlikleştirme (securitization) sürecini çok boyutlu bir şekilde analiz etmektir.
Anahtar Kelimeler: Bulgaristan, Suriyeli Göçmenler, Uluslararası Göç, Güvenlik, Güvenlikleştirme.

Tam metin PDF

Soğuk Savaş: Amerikan Büyük Stratejisi, Johnson Doktrini ve Kıbrıs

The Cold War: American Grand Strategy, Johnson Doctrine and Cyprus

Kaan Kutlu ATAÇ* - Mehmet Mert ÇAM**
* Dr. Öğr. Üyesi, Mersin Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı, ORCID: 0000-0003-3435-9073, e-posta: kaanatac@mersin.edu.tr, kkatac@yahoo.com.
** Araştırma Görevlisi, Millî Savunma Üniversitesi, Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ATASAREN), Uluslararası İlişkiler ve Bölgesel Çalışmalar Anabilim Dalı, ORCID: 0000-0002-2703-9808, e-posta: mcam3@msu.edu.tr, mmertcam@hotmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 27.08.2019
Kabul Tarihi / Accepted: 18.08.2020

Sayfa 595 – 594 (40)

Öz
Bu çalışmanın amacı özellikle Başkan Johnson yönetiminin Soğuk Savaş dönemindeki Amerikan Büyük Stratejisi’ni açıklamaktır. Bu çerçevede çalışma üç aşamadan oluşmaktadır: İlk olarak Amerikan Büyük Stratejisi’nin erken Soğuk Savaş’taki kuramsal çerçevesi çizilecektir. İkinci olarak, Büyük Strateji’nin uygulanabilirliğini sağlayan parametreler üzerinde durulacaktır. Bu doğrultuda 1948-1964 arası dönemde, Amerikan Büyük Stratejisi’nin sürdürülebilirliğini sağlayan ve mezkûr kuramı geliştiren doktrin ve kavram bazlı değişiklikler örneklerle irdelenecektir. Üçüncü aşamada Lyndon B. Johnson dönemindeki “Kıbrıs Sorunu” ve Amerika-Türkiye gerginliği, Büyük Strateji perspektifinde Merkezî Haberalma Teşkilatı’nın Reading Room’unda yer alan evrak üzerinden yorumlanacaktır.
Anahtar Kelimeler: Büyük Strateji, Kütlevi Mukabele, Esnek Karşılık, Johnson Mektubu, Kıbrıs.

Tam metin PDF

Avrupa Birliği’nin Siber Güvenlik Politikası: Kurumsalcılık mı Tutarlılık mı?

The Cyber Security Policy of European Union: Institutionalism or Coherence?

Fulya KÖKSOY*
* Dr. Öğr. Üyesi, Batman Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID: 0000-0002-6915-5620, e-posta: fulya.koksoy@batman.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 18.05.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 31.05.2020

Sayfa 635 – 674 (40)

Öz
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin özellikle son dönemde hayatımıza yoğunluklu olarak entegre olduğu görülmektedir. Dijital çağın önüne geçilemez bir hızla değişim ve dönüşüm geçirmesi, pek çok avantaja neden olsa da beraberinde risk ve tehditleri getirmektedir. Öyle ki siber saldırılar bireylere, kurumlara ve devletlere yönelik önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Bu bağlamda, son derece kırılgan bir dünya kompozisyonu ile karşılaşılmakta ve siber güvenlik kavramı ön plana çıkmaktadır. Siber güvenliğin sağlanması hususunun son derece önemli olması çerçevesinde Avrupa Birliği (AB) de dijitalleşen dünyadan kaynaklanan tehditleri kabul eden ve siber alanın güvenliğini sağlamaya dönük stratejiler ve politikalar geliştirmeye çalışan bir aktördür. Bu minvalden hareketle çalışmada, uluslararası sistemde kendine münhasır bir muhtevaya sahip olan ve 1 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması ile beraber tüzel kişilik kazanan Avrupa Birliği’nin siber güvenlik politikaları analiz edilmekte, AB ile siber güvenlik olgusu bağlamında nasıl bir denklem ortaya çıkmaktadır? sorusuna cevap aranmakta ve bu denklemin, resmî (kurumlar) ve gayri resmî (kurallar, prosedürler gibi) yapılar ekseninde AB’nin siber güvenlik politikasının analiz edilmesini sağlayan kurumsalcılık mı yoksa tutarlılık bağlamında mı kurulduğuna odaklanılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Siber Güvenlik, Tarihsel Kurumsalcılık, Tutarlılık, Avrupa Birliği’nin Siber Güvenlik Politikası.

Tam metin PDF

Doğu Akdeniz’deki Doğal Gaz Rezervlerinin Ekonomik ve Güvenlik Boyutuyla Türkiye Açısından Değerlendirmesi

Assessment of Natural Gas Reserves in East Mediterranean with Economy and Security Dimension in Terms of Turkey

Hüseyin Tamer HAVA*
* Dr. Öğr. Üyesi, Millî Savunma Üniversitesi, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu, ORCID: 0000-0002-5104-6688, e-posta: thava@msu.edu.tr, tamerhava@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 23.04.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 28.08.2020

Sayfa 675 – 706 (32)

Öz
Doğu Akdeniz, geçmişten günümüze kadar olan her dönemde jeopolitik, jeoekonomik ve jeostratejik öneme sahip olmuştur. Ulaşım, ticaret gibi konularda merkez bölge olma konumunu hiç kaybetmemiştir. Son zamanlarda bölgede bulunan önemli miktardaki hidrokarbon rezervlerinin bölgenin enerji merkezi olma potansiyelini artırması ve tüm tarafların uzlaştığı münhasır ekonomik bölgelerinin bulunmayışı buraya yönelik kıyasıya yaşanan mücadelenin giderek artacağını göstermektedir. Coğrafi konum olarak küresel enerji hareketliliğine sahne olan Türkiye’de bu mücadelenin bir parçasıdır. Bu doğrultuda elbette ki Türkiye’de bölgesel enerji merkezi olmayı hedeflemektedir. Ancak bu çeşitli riskleri de beraberinde getirmektedir. Bu perspektiften hareketle çalışmada, bölgede son zamanlarda yaşanan gelişmelerin yarattığı sonuçlar, jeopolitik, jeostratejik, jeoekonomik ve uluslararası güvenlik boyutlarıyla incelenerek çözüm önerilerinde bulunulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Doğu Akdeniz, Enerji Kaynakları, Uluslararası Ekonomi, Politik Ekonomi, Güvenlik.

Tam metin PDF

Türkiye’de Silah İthalatının İktisadi Büyüme Üzerine Etkisi

The Impact of Arms Imports on Economic Growth in Turkey

Şerif CANBAY* - Derya MERCAN**
* Dr. Öğr. Üyesi, Düzce Üniversitesi, Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi, İktisat Bölümü, ORCID: 0000-0001-6141-7510, e-posta: serifcanbay@duzce.edu.tr, canbay.serif@gmail.com.
** Dr, ORCID: 0000-0003-3011-4423 e-posta: dmercan@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 18.06.2019
Kabul Tarihi / Accepted: 04.06.2020

Sayfa 707 – 734 (28)

Öz
Savunma harcamalarının ülke ekonomilerine katkısının olup olmadığı, varsa bu etkinin yönünün nasıl olduğu hususunda yapılmış bir çok çalışma mevcuttur. Savunma harcamaları içinde en büyük harcama kalemlerinden olan silah ithalatının gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik performanslarına olan etkileri uzun süredir tartışılan bir konudur. Bu çalışmanın amacı da gelişmekte olan ülkelerden olan Türkiye’nin ödemeler dengesinde büyük açıklara yol açan silah ithalatının iktisadi büyüme üzerindeki etkilerini saptamaya yöneliktir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada Türkiye’ye ye ait 1990-2017 dönemi verilerinden hareketle silah ithalatının iktisadi büyüme üzerindeki etkilerini tespit etmek maksadıyla yapısal kırılmalı Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Modele (ARDL) dayalı Sınır Testi yapılmıştır. Çalışmanın test sonuçlarında, kısa dönemde Türkiye’de silah ithalatı ile iktisadi büyüme arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunamamış fakat uzun dönemde silah ithalatının iktisadi büyümeyi negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Silah İthalatı, Savunma Harcamaları, Savunma Sanayii, İktisadi Büyüme, ARDL Sınır Testi.

Tam metin PDF

Yayın İlkeleri