Vladimir Ze’ev Jabotinsky’nin Demir Duvar Doktrinini Anlamak

To Understand Vladimir Ze’ev Jabotinsky’s Iron Wall Doctrine

Zafer BALPINAR*
* Dr. Öğr. Üyesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID: 0000-0002-0336-7233, e-posta: zbalpinar@mehmetakif.edu.tr, zbalpinar@yahoo.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 09.08.2019
Kabul Tarihi / Accepted: 03.12.2020

Sayfa 743 – 781 (39)

Öz
Siyonist Hareket’in amacı, yurtsuz bir halka halksız bir toprak olarak kabul ettikleri Filistin’de bir Yahudi yurdu kurmaktı. Yahudilerin Filistin’de devletleşme isteği arttıkça karşılarındaki yerel halkın buna direnci yükseldi. Filistin coğrafyasının geleceğinde bir Yahudi devletinin yer alması için iki toplum arasındaki ilişki biçimini yönetecek bir modele ihtiyaç vardı. Siyonizm’in değişik formları doğrultusunda farklı modeller ileri sürüldü. Bu çalışma Vladimir Ze’ev Jabotinsky tarafından ileri sürülen Demir Duvar Doktrini bağlamında onun soruna bakış şeklini ve getirdiği çözüm yaklaşımını ele almaktadır. Bu doktrin Filistin’deki Yahudi radikal kesimlerinde karşılık ve hayat bulduktan sonra Revizyonist Siyonizm bağlamında etkisini sürdürmüştür. Bu nedenle İsrail’in Filistinlilerle olan sorununa yaklaşımını yorumlayabilmek için önemli zeminlerden biridir. Çalışmanın amacı Jabotinsky’nin görüşlerinin açığa çıkarılması suretiyle bir analiz çerçevesi oluşturulmasıdır. Ancak bu çerçevenin soruna uygulanması ve yorumlanması İsrail’in siyasi tarihinde okuyucu tarafından ele alınan konu ve zaman dilimi özelinde okuyucuya bırakılmaktadır. Çalışmada Jabotinsky’nin Filistin’de bir Yahudi yurduna ilişkin yaklaşımı, Araplara bakışı ve Yahudi askerî gücüne dair yaklaşımı tanımlayıcı başlıklar olarak kullanılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İsrail, Filistin, Filistin Sorunu, Jabotinsky, Demir Duvar Doktrini.

Tam metin PDF

Güç Asimetrisi Çerçevesinde Filistin’deki Bölünmüşlüğün İsrail ile Çözümsüzlüğe Etkisi

The Effect of Division in Palestine on the Deadlock with Israel, within the Framework of Power Asymmetry

Barış ESEN*
* Dr., Öğr. Üyesi, Beykent Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, ORCID: 0000-0001-8648-9430, e-posta: baris.esen@beykent.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 26.02.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 30.10.2020

Sayfa 783 – 819 (37)

Öz
Filistin’de bölünmüşlük kavramı ile kastedilen Filistin toplumunun ve siyasetinin temelde El Fetih ve Hamas olarak iki farklı örgüt tarafından temsil edildiği yapıdır. Bu bölünmüşlük coğrafi, sosyolojik, ekonomik ve siyasi olarak ayrışmayı ifade eder. Filistin toplumu İsrail işgali ile birbirinden koparılmış ve parçalara ayrılmıştır. Coğrafi bölünme sosyolojik ve ekonomik farklılıklara yol açmıştır. Filistin’deki bu bölünme silahlı iç çatışmaya dahi dönüşmüştür. Bu durum İsrail’e karşı askerî, diplomatik ve siyasi mücadeleyi zayıflatmıştır. İsrail-Filistin sorununa ilişkin çözüm arayışları ile Filistin içi barışın ve birliğin sağlanması birbirinden bağımsız değildir. Filistin ancak birlik halinde olursa İsrail ile güç farkını kapatma noktasında yol alabilir.
Anahtar Kelimeler: Asimetrik güç, güç dengesi, teritoryal sorunlar, katlanılmaz maliyet, çatışma çözümü.

Tam metin PDF

Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi: ABD Merkezli Hegemonik Bir Yapıdan Normatif Bir Yapıya Geçişin Önemi

The Missile Technology Control Regime: The Necessity of Transitioning from a US-Centered Hegemonic Framework to a Normative One

Eray ALIM*
* Dr., Batman Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, ORCID ID: 0000-0001-7543-8021, e-posta: erayalim@hotmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 12.03.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 28.09.2020

Sayfa 821 – 872 (52)

Öz
Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (FTKR), füze ve kitle imha silahı tehdidini önlemede başat girişimlerden biridir. Bu oluşumun taşıyıcı gücü ise ABD’dir. Bu ülke, yaptırım baskısıyla Rusya, Hindistan ve Brezilya dâhil birçok farklı ülkenin FTKR kaidelerine uygun davranmasını sağlayabilmiştir. Bu hususa rağmen, belirli anlarda ABD’nin FTKR kaidelerini bizzat kendisinin ihlal etmesi, hegemonik güçlerin kuralları çiğnemenin yaratacağı itibar kaybına aldırmaksızın kendi çıkarlarını ön plana alabildiklerini göstermektedir. Kitle imha silahı ve füze tehdidinin daha etkili bir şekilde önlenmesi için ise FTKR’nin ABD merkezli bir “seçkinler kulübü” imajından kurtulması gerekmektedir. Bu oluşumun ABD merkezlilikten kurtulması, kendi kurumsal yapısı dâhilinde bir kontrol ve yaptırım mekanizmasına sahip olmasını gerekli kılmaktadır. Kurumsallaşmanın güçlendirilmesine eş zamanlı şekilde, FTKR kapsamında devletlerin füze tehdidine dair norm ve prensipleri içselleştirmeleri ve bu minvalde normatif bir dönüşüm geçirmeleri sağlanmalıdır. Bu çalışmada vurgulandığı üzere, FTKR’nin meşruiyeti ve etkinliği için ABD merkezli faydacı-hegemonik bir yapıdan normatif bir yapıya geçiş büyük önem arz etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi, Uluslararası Rejimler, Füze Tehdidi, Kitle İmha Silahları, Amerika Birleşik Devletleri.

Tam metin PDF

Bölgesel Güvenlik Kompleksi Teorisi Kapsamında Somali ve Afrika Boynuzu’nun Güvenliği; Aktörler, Tehditler ve Riskler

Security of Somalia and Horn of Africa within the Framework of Regional Security Complex; Actors, Threats, and Risks

Güngör ŞAHİN*
* Dr. Öğr. Üyesi, Millî Savunma Üniversitesi, Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ATASAREN), Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, ORCID: 0000-0001-6296-8568 e-posta: gsahin@msu.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 10.06.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 09.12.2020

Sayfa 873 – 914 (42)

Öz
Afrika Boynuzu ve Somali; Soğuk Savaş sonrasından günümüze iç savaş, terörizm, deniz haydutluğu, klan/kabile sorunu, kuraklık ve kıtlık gibi konular ile dünya gündemini meşgul etmektedir. Çalışmanın amacı, Bölgesel Güvenlik Kompleksi Teorisi kapsamında uluslararası deniz ticaretinin ana güzergâhlarından Aden Körfezi’ni kontrol eden Somali ve Afrika Boynuzu’ndaki güvenlik sorunlarının sebeplerini, bölge ülkelerinin ve uluslararası aktörlerin sorunlar karşısındaki rollerini incelemektir. Belirli bir coğrafi bölgedeki devletlerin aralarındaki tarihsel dostluk ve düşmanlıktan kaynaklı bölgesel güç dengesini korumaya yönelik faaliyetler sonucu ortaya çıkan bölgesel krizlerin, küresel krizlere evrilme potansiyeli bulunmaktadır. Çalışma, bölgesel sorunlar karşısında, bölgesel ve uluslararası aktörlerin farklı insiyatifler alarak geliştirdikleri kapsamlı güvenlik yaklaşımının anlaşılması açısından önem arz etmektedir. Nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak bölge sorunlarının kaynağının kavramsal ve kuramsal çerçevesinin oluşturulması, son dönemlerde bölgeye daha yakından ilgi göstermeye başlayan Türkiye gibi ülkeler ve uluslararası kuruluşların bölgenin güvenlik sorunlarını doğru tanımlaması, gelecekteki olası tehdit ve risklerin bertaraf edilmesi için gerekli görülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Afrika, Afrika Boynuzu, Somali, Güvenlik, Tehdit.

Tam metin PDF

Modern Terörizmin Beşinci Dalgası: Devletlerin Uluslararası Terörist Örgütlerle İş Birliğinin Sebepleri ve Sonuçları

The Fifth Wave of Modern Terrorism: Causes and Possible Consequences of the States’ Cooperation with International Terrorist Organizations

Rüştü Salim Savaş BİÇER*
* Dr. Öğr. Üyesi, Nişantaşı Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, ORCID: 0000-0001-6318-9814, e-posta: savas.bicer@nisantasi.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 15.05.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 01.11.2020

Sayfa 915 – 945 (31)

Öz
David Rapoport 2004 yılında yazdığı makalesinde, uluslararası terör hareketlerinin tarihsel süreç içerisinde dalgalar halindeki gelişimini incelemiş, teorik ve kavramsal olarak terörizmin uluslararası ilişkiler açısından ne anlama geldiğini açıklamıştır. Günümüzde uluslararası terörizmin geldiği noktada yeni bir terörizm dalgası, uluslararası ilişkiler alanının anarşik yapısında devletlerin ulusal çıkarları uğruna terörizmi kullandığı, terörist örgütler ve gruplarla iş birliğini savaşın farklı bir uygulama biçimi olarak meşrulaştırma gayretine girdiği bir süreci ifade etmektedir. Bu makalede, hibrit savaş yöntemleri ile başlayan, terör örgütlerinin devletler tarafından ortaklar olarak adlandırılarak açıkça desteklendiği hatta silahlandırıldığı sürecin sebep ve muhtemel sonuçları incelenecektir. Modern terörizmin dört dalgasından sonra beşinci bir dalga olarak devletlerin ulusal çıkarları uğruna terör örgütleri ve teröristlerle açık olarak iş birliği yapmaları ve terörü genel savaş dışında bir çatışma biçimi olarak uygulamaları, uluslararası terörle mücadelenin uluslararası iş birliği içerisinde sürdürülmesinin karşısındaki en büyük engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha önce Beşinci Dalga olarak öne sürülen terör hareketlerinin aslında Rapoport’un tanımladığı ilk dört terör dalgası içerisinde mütalaa edilebileceği, ancak devletlerin terör örgütleri vasıtasıyla ulusal çıkarlarını koruma gayreti içerisine girdiği sürecin gerçek bir yeni terör dalgası olduğu değerlendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Uluslararası Terör, Terör Örgütleri, Terör Dalgaları, Ulusal Çıkarlar, Uluslararası Güvenlik.

Tam metin PDF

Askerî Karar Verme Sürecinin Taktik ve Operatif Seviyede Etkinliği ve Eğitim İhtiyacı

The Effectiveness of Military Decision-Making Process in Tactical and Operational Level and Training Needs

Oğuzhan PEHLİVAN* - Tolga ÖZ**
* Dr., KKK, 3’üncü Zh. Tug. Komutanlığı, Çerkezköy/Tekirdağ, ORCID: 0000-0002-6779-4699, e-posta: ozipehlivan@yahoo.com.
** Dr. Öğr. Üyesi Ulş. Alb., Millî Savunma Üniversitesi, Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ATASAREN), Savunma Yönetimi ABD Öğretim Üyesi, ORCID: 0000-0002-3608-2090, e-posta: toz@msu.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 01.06.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 19.11.2020

Sayfa 947 – 975 (29)

Öz
Bu makalenin amacı; Askerî Karar Verme Süreci (AKVES)’nin taktik ve operatif seviyedeki yeterliliğinin karşılanma durumunu irdelemek, gelişim ihtiyacını ortaya koymak ve buna yönelik eğitim planlamasını yapmaktır. Makalenin önemi ise, geleceğin dinamik ve karmaşık ortamında, değişken bir tempoda harekât görevleri icra etmek zorunda kalacak olan komutanların karar verme süreçlerindeki eksikliklerin ortaya konulmasıdır. Makalede bilgi/belge tarama ve karşılaştırma yöntemleri kullanılmıştır. Öncelikle literatürdeki karar verme modelleri incelenmiş ve AKVES’in farklı seviyelerdeki uygulamasının, bu modeller doğrultusunda karşılaştırılması yapılarak, operatif seviyede vazife tahlili aşamasındaki risk, ağırlık merkezi ve kritik faktör analizlerinde kullanılmak üzere yeni bir analiz modeli ortaya konulmuştur. Mevcut AKVES’in bu ortamda karar vermeyi sağlayacak şekilde güncellenmesi gerektiği, normatif ve betimsel yerine sezgisel zekâyı da barındıran doğal karar verme modeline geçilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca inşa edilen karar verme modelinde sezgisel zekânın evrilmesine katkıda bulunan stratejik kültürün de eklemlendirilmesi gerektiği kıymetlendirilmiştir. Tespit edilen eksiklikler doğrultusunda kapsama alınmasının uygun olacağı öngörülenler sıralandıktan sonra bu sürecin eğitim aşamasında geleceğin komutanlarına nasıl aktarılması ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Askerî Karar Verme Süreci, Doğal Karar Verme Modeli, Sezgisel Zekâ, Holistik Yönetim.

Tam metin PDF

Yayın İlkeleri