Soğuk Savaş Sürecinde Komünizme Karşı Türkiye’nin Uluslararası Güvenlik ve Savunma İşbirlikleri Kurma Çabaları: Balkan Paktı ve İttifakı

Turkey’s Efforts to Establish International Security and Defense Pacts against Communism in the Cold War Era: Balkan Pact and Alliance

Ceyda TUNA KOCAOĞLU*
* Dr. Öğr. Üyesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Manyas Meslek Yüksek Okulu Medya ve İletişim Programı, ORCID: 0000-0001-6537-1804, e-posta: ckocaoglu@bandirma.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 10.01.2021
Kabul Tarihi / Accepted: 02.03.2021

Sayfa 1 – 38 (39)

Öz
II. Dünya Savaşı sonuçları itibariyle 20. yüzyılın en önemli olaylarından biri olmuştur. Savaşın yıkıcı etkisi, başta Almanya olmak üzere hemen bütün Avrupa şehirlerinde kendini göstermiştir. Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği savaşta savaşan tarafların tamamı zarar görmüştür. Bununla birlikte II. Dünya Savaşı sadece yıkıcı etkisiyle değil, aynı zamanda savaş sonrasının uluslararası ilişkiler alanında neden olduğu köklü değişiklikler bakımından da büyük önem taşımaktadır. Savaştan hemen sonra uluslararası ilişkiler ideolojik temelde yeniden düzenlenerek bir yanda ABD’nin başını çektiği kapitalist devletler ile diğer yanda Sovyetler Birliği’nin başını çektiği komünist devletler arasında yürütülen ve Soğuk Savaş adı verilen bir mücadele alanına dönüşmüştür. Savaştan sonra Sovyetler Birliği’nin komünizmi tüm dünyada hâkim kılma eğilimi ve bu çerçevede yürüttüğü yayılmacı politika başta Batılı kapitalist devletler olmak üzere ABD’yi derin bir endişeye sevk etmiştir. Bu nedenle ABD tarafından başlatılan komünizmle mücadele kısa sürede tüm dünyada karşılık bulacak bu arada Sovyet komünizminin yakın tehdidi altında bulunan bölgelerde ABD’nin de teşviki ve telkiniyle önemli gelişmelere neden olacaktır. Bu çerçevede komünizm tehlikesiyle doğrudan yüzleşmek zorunda kalan Balkanlar, Türkiye ve Orta Doğu gibi stratejik açıdan önemli coğrafyalarda güvenlik ve savunma sorunu bu bölgelerdeki devletlerin bazı işbirliği çabaları içine girmelerine zemin hazırlayacaktır. Bu kapsamda Türkiye Sovyet komünizminin yakın tehdidi altında bulunan ve bundan dolayı savaş sonrasında ABD’nin başını çektiği Batı bloğu yanında tavır koyan bir ülke olarak 1952 yılında NATO’ya üye olduktan sonra komünizm karşısında bir güvenlik ve savunma alanı oluşturma gayretlerine girmiştir. Bu çerçevede Türkiye’nin yoğun çaba ve gayretleri sonucunda Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında önce 28 Şubat 1953’te Balkan Paktı kurulmuş ve hemen bir yıl sonra da 9 Ağustos 1954 tarihinde yine Türkiye’nin çabalarıyla bu pakt Balkan İttifakı ile bir askerî savunma antlaşmasına dönüştürülerek komünizm tehlikesine karşı Türkiye’nin öncülüğünde önemli bir işbirliği gerçekleştirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Balkan Paktı, Balkan İttifakı, Soğuk Savaş, Komünizm, Güvenlik.

Tam metin PDF

Uluslararası İlişkiler Disiplininde Ontolojik Güvenlik Teorisi: Kavram ve Literatür Odaklı Bir İnceleme

Ontological Security Theory in the Discipline of International Relations: A Concept- and Literature-Based Review

Helin SARI ERTEM* ve Aslı Nur DÜZGÜN**
* Doç Dr., İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID:0000-0003-0008-9781, e-posta: helin.sariertem@medeniyet.edu.tr.
** Doktora Adayı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ORCID:0000-0001-7473-7169, e-posta: aslinurd@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 04.04.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 04.03.2021

Sayfa 39 – 83 (45)

Öz
Bu makale, Türkiye’de yeterince iyi tanınmayan, ancak Batılı Uluslararası İlişkiler (Uİ) yazınında uzunca bir süredir çalışılan “Ontolojik Güvenlik Teorisini” (OGT), çeşitli kavramsal ve pratik tartışmalarla, tanımlayıcı yaklaşımla incelemektedir. Giddens’ın “insanın öz-kimliğinin sürekliliğine ve çevresindeki sosyal ve maddi eylem ortamlarının tutarlılığına duyduğu güven” olarak açıkladığı ontolojik güvenlik; insanlar kadar, toplumların ve devletlerin de yaşamlarındaki rutinler, sosyal etkileşimler ve istikrarla bağlantılıdır. Bu noktada çok sayıda iç ve dış politika eyleminin arka planında ontolojik güvenlik ya da güvensizlik olgusunun yattığı görülmekte; tekrarlayan çatışmalar ve irrasyonel devlet davranışları bu kavram üzerinden sosyo-psikolojik bir altyapı ile incelenebilmektedir. Bu araştırma hem kavrama dair tanımları derinlemesine ele almakta, hem de konuyla ilgili çeşitli vaka analizlerini geniş bir literatür taramasıyla ortaya koymaktadır. Amaç, Türkiye’de Uİ alanında gelecekte yapılacak güvenlik ve dış politika çalışmalarının, bu tartışmalar eşliğinde analitik bir zenginlik kazanmasına katkı sağlamaktır. Öz-kimlik/benlik ve güvenlik ilişkisine dair bulguları ve disiplinlerarası yapısı sayesinde, ontolojik güvenlik yaklaşımı böyle bir potansiyele fazlasıyla sahiptir.
Anahtar Kelimeler: Ontolojik Güvenlik Teorisi, Ontolojik Güvensizlik, Öz-kimlik, Rutinler, Kaygı.

Tam metin PDF

Güvenlikleştirme Kuramında ‘Söz Edim’ ve ‘Pratikler’: Türkçe Güvenlikleştirme Yazınında ‘Yöntem’ Arayışı

‘Speech Acts’ and ‘Practices’ in Securitization Studies: A Search for ‘Methods’ in Turkish Securitization Literature

İsmail Erkam SULA*
* Dr. Öğr. Üyesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID: 0000-0001-6011-4032, E-posta: iesula@ybu.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 12.11.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 24.02.2021

Sayfa 85 – 118 (34)

Öz
Güvenlikleştirme Kuramı uluslararası yazında olduğu gibi Türkçe yazında da sık kullanılan bir kuramsal yaklaşımdır. Bu araştırmanın ortaya koyduğu üzere, özellikle 2010 yılından itibaren yıllık ortalama üç güvenlikleştirme makalesi yayınlanmakta, her dört ayda bir güvenlikleştirme konulu yeni bir makale Türkçe literatürde yerini almaktadır. Türkçe literatürde kurama yönelik bu rağbetin artışını tartışan bu makale, Türkiye’de yayınlanmış olan güvenlikleştirme çalışmalarına dair kapsamlı bir inceleme yapmak amacıyla hazırlanan veri-temelli bir incelemeye dayanmaktadır. Türkçe yazına dair içerik analizi yöntemi ile yapılan kapsamlı bir veri-kodlaması ışığında (1) genel bir kantitatif bir inceleme ve (2) Türkiye’de güvenlikleştirme çalışmalarının mevcut durumuna (State of the Art) dair kalitatif bir değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirme neticesinde, makale Türkçe güvenlikleştirme yazınında önemli boşluklar olduğunu, bu boşlukların doldurulmasının da alana yeni girecek araştırmacılar için birtakım fırsatlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Makale bir yandan güvenlikleştirme yaklaşımlarının uluslararası yazındaki farklı türlerini açıklarken, Türkçe yazının ayrıntılı bir haritasını çıkararak yazındaki önemli sınırlılıkları ve fırsatları ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Araştırma Yöntemleri, Güvenlikleştirme, Güvenlikdışılaştırma, Güvenliksizleştirme, Güvenlik Çalışmaları.

Tam metin PDF

PKK’da Kadın Teröristlerin Rolü ve Örgüt İçi Cinsel İstismar

The Role of Female Terrorists and Sexual Abuse in the PKK

Enes BAYRAKLI* - Aslıhan ALKANAT**
* Doç. Dr., Türk – Alman Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID: 0000-0002-5039-3493, e-posta: bayrakli@tau.edu.tr.
** Doktora Öğrencisi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, ORCID: 0000-0002-8682-5569, e-posta: aslihanalkanat@gmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 05.01.2021
Kabul Tarihi / Accepted: 02.03.2021

Sayfa 119 – 156 (38)

Öz
Terör örgütleri mevcudiyetlerini devam ettirebilmek için sürekli yeni elemanlar devşirmeye muhtaçtırlar. 20. yüzyılda kadının toplumsal hayattaki ve iş hayatındaki rolünün artmasının da etkisiyle terör örgütleri kadınları örgüt içerisinde çeşitli rollerde kullanmıştır. Savaşmalarının yanı sıra çoğu zaman ikincil rollerde - kuryelik, aşçılık, temizlikçi vb. - kullanılan kadınlar, intihar saldırılarını gerçekleştirmede çeşitli avantajlara sahip olmalarından dolayı bu eylemlerde de sıklıkla tercih edilmektedir. Ayrıca bazı terör örgütlerinde kadınlar, cinsel kimlikleri ön plana çıkarılarak “yem” veya “cinsel köle” olarak da kullanılmaktadır. Çalışmada PKK’da kadın teröristlerin intihar saldırılarındaki kullanımı ve örgüt içerisinde maruz kaldıkları cinsel istismar ele alınmaktadır. Çalışmanın ana argümanı örgüt lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılan kadın tanımlamasının gerçeği yansıtmadığı, PKK’da kadın-erkek eşitliğinin bulunmadığı ve kadınların sıklıkla cinsel istismara maruz kaldığı yönündedir. Terör çalışmaları ve kadın konusunda literatürde PKK üzerine sınırlı sayıda çalışma olması ve çoğunlukla örgütün cinsel istismar suçlarının göz ardı edilmesi nedeniyle bu çalışmanın literatürde önemli bir boşluğu dolduracağı düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Terör Örgütleri, Kadın Teröristler, PKK, Cinsel İstismar, İntihar Saldırıları.

Tam metin PDF

Türk Stratejik Kültüründe Çözümü Çerçevelemek: Katmanlı Bir Harekât Tasarımı Önerisi

Framing the Solution in Turkish Strategic Culture: A Suggestion of Layered Operational Design

Özgür KÖRPE*
* Dr.Öğr.Üyesi, Millî Savunma Üniversitesi Kara Harp Enstitüsü Askerî Strateji Çalışmaları Ana Bilim Dalı Başkanlığı, ORCID: 0000-0002-7633-7596, e-posta: okorpe@msu.edu.tr.
Geliş Tarihi / Submitted: 04.02.2021
Kabul Tarihi / Accepted: 09.03.2021

Sayfa 157 – 201 (45)

Öz
Harpte kullanılan araç ve yöntemlerin değişmesi hususunda esas belirleyici olan şey “maksattır”. Maksat, stratejik seviyede siyasi/askerî elitin, operatif seviyede ise komutanın zihninde oluşan, muhasamatın sonucuna dair bir görüdür. Mevcut durumun ve istenen son durumun anlaşılması ise harekât tasarımı olarak adlandırılan bir sürecin sonucunda ortaya çıkar. Stratejik ve operatif seviyede harekâta ilişkin meseleler, karmaşık, bulanık ve kötü yapılandırılmışlardır. Günümüz hibrit harekât ortamında, lineer bir bakış açısına bağımlı kalmamak gerektiği ve tasarımın pragmatik yaklaşımla çok katmanlı bir hale getirilmesinin karar alıcılara bilişsel bir esneklik sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Pragmatik katmanlı yaklaşım stratejik kültür yazarlarınca da benimsenir ve Türk stratejik kültüründe de problem çözmede pragmatik yaklaşımın izlerine sıklıkla rastlanır. Bu makalede, harekât tasarımı, katmanlı yaklaşımla, bir tür bulanık mantık çerçevesinde yeniden ele alındı. Harekât tasarımının geliştirilmesi için kullanılan diğer yöntemler ortaya koyuldu ve yaygın olarak uygulanan ağırlık merkezi temelli zihin haritalaması yaklaşımının eksiklikleri gösterildi. Bunun yerine yeni bir harekât tasarımı yöntemi önerildi.
Anahtar Kelimeler: Uluslararası Güvenlik, Niteliksel Yöntemler, Harekât Tasarımı, Türk Stratejik Kültürü, Pragmatizm.

Tam metin PDF

Rusya’nın Hibrit Savaş Kapasitesinin Kırım ve Donbas Vakaları Üzerinden Analizi

Rusya’nın Hibrit Savaş Kapasitesinin Kırım ve Donbas Vakaları Üzerinden Analizi

Gökhan CİN* - Hasan Hüseyin TEKİN**
* Ulaştırma Yüzbaşı, Türk Silahlı Kuvvetleri, ORCID: 0000-0002-8265-2015, e-posta: 90gokhancin@gmail.com.
** Doç. Dr., Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Suç Araştırmaları Ana Bilim Dalı Başkanı, yazarın yüksek lisans tez danışmanı, ORCID: 0000-0003-3648-0408, e-posta: hhtekin@hotmail.com.
Geliş Tarihi / Submitted: 21.05.2020
Kabul Tarihi / Accepted: 25.01.2021

Sayfa 203 – 246 (44)

Öz
Çalışma, hibrit savaş olgusunu, Rusya Federasyonu’nun (Bundan böyle bu makalede Rusya Federasyonu’ndan Rusya olarak bahsedilecektir), 2014-2015 yıllarında Doğu Ukrayna (Donbas) ve Kırım üzerinde gerçekleştirdiği harekât üzerinden analiz etmektedir. Seçilen coğrafi bölgenin ve vakaların tarihsel boyutunun anlaşılabilmesi için Ukrayna kimliğine değinilerek, Ukrayna’nın Doğusu ile Batısı arasındaki farklılıkların sebepleri ve tarihsel kökleri vurgulanmıştır. Literatürde birçok yazarın tanımladığı Hibrit savaş kavramının ne olduğu, tarihsel süreç içerisinde bugün nasıl algılandığı açıklanmaya çalışılmış, bu bağlamda kavram karmaşasının önüne geçebilmek için yöntem bakımından hibrit savaş ile ilintili diğer savaş kavramlarına da yer verilmiştir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden (SSCB) köhne ve hantal bir miras devralan Rusya’nın, yakın coğrafyasında gerçekleşen egemenlik krizlerini tecrübe ederek şekillendirdiği güvenlik mekanizması ile hibrit savaş kabiliyetine evrilen güvenlik konsepti bir süreç olarak ele alınmıştır. 2014-2015 Donbas ve Kırım olaylarını tarihsel ve kavramsal bir derinlikte vaka incelemesi olarak analiz eden bu çalışmanın amacı, Rusya’nın hibrit savaşı nasıl yorumladığını ve “özgün” Ukrayna harekât sahasında nasıl hayata geçirdiğini açıklamaktır.
Anahtar Kelimeler: Hibrit Savaş, Asimetrik Savaş, Donbas, Kırım, Ukrayna.

Tam metin PDF

Yayın İlkeleri